Gündem

TOPLUMUN MANEVİ ÖNDERLERİ

İnsanın,hayata gözlerini açtığı,içinde büyüyüp geliştiği,kimlik ve kişiliğini kazandığı toplumun maddi ve manevi pek çok bileşeni vardır.Manevi bileşenlerini düşünce,sanat,bilim ve bilhassa din oluşturur.
Türk-İslam coğrafyasına baktığımızda tarihimizi, kültürümüzü ve uygarlığımızı şekillendiren,halkımızın hafızasında yer eden kişilerin başta sevgili peygamberimiz olmak üzere Allah’ın gönderdiği kutlu elçiler, seçkin sahabiler , sufiler, alimler,veliler,şair ve ozanlar gibi manevi önderler olduğunu görürüz.Bu yüce şahsiyetler inançları,davaları,mücadeleleri ile diğer insanların önüne geçmiş,onları peşlerinden sürüklemiş,açlara aş,hastalara ilaç,dertlilere derman , umutsuzlara uzanan el,kimsesizlerin kimsesi olmuşlardır.Muhataplarının dinini,dilini,rengini,milliyetini sorgulamadan her birini Allah’ın bir kulu olarak görmüşler,herkese gönül dünyalarını açmışlardır.Kabileciliğin zirve yaptığı Arap aleminde “Arap’ın, Arap olmayana,Arap olmayanın Arap olana herhangi bir üstünlüğü yoktur.Üstünlük ancak sorumlu ve bilinçli kul olmaktadır.” Diyen yüce peygamberimizin dostları arasında İranlı,Habeşli,Romalı,Mısırlı ve Yahudi asıllı kimselerin bulunması bir tesadüf olmasa gerek.Yüzyıllar önce söylediği
“Yine gel!Yine gel!Ne olursan ol yine gel!
İster kafir,ister ateşperest ister putperest ol yine gel!
Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir.
Yüz kere tevbeni bozmuş olsan da yine gel!”
dizeleri ile her insanı Allah’ın bir eşref-i mahlukatı gören, insanları yargılayıp sorgulayacak olan makamın yüce Mevla olduğunu,onun rahmet kapısının son ana kadar açık olduğunu anlatan Mevlana’nın cenaze törenine Müslümanlarla birlikte Yahudi, Hıristiyan Rum ve Ermeni daha bir çok mezhep ve meşrepten insanların katılması gayet tabiidir. Her sözünde hasbiliği, her dizesinde adanmışlığı dile getiren büyük halk ozanı Yunus Emre’nin, Türk dünyasının pek çok yerinde mezarı ve makamının bulunması milletimizin onu nasıl sahiplendiğinin kendisine mal ettiğinin ve gönlünde yaşattığının bir göstergesidir .Öyle ki onun şiirleri ninelerin dillerinde ninni, aşıkların sazında tatlı bir tını, alimlerin sözlerinde bir berceste ve ahalinin kulaklarında yankılanan bir nağme, olmuştur.
Kısacası Anadolu ve Rumeli’nin dört bir yanında yetiştirdikleri öğrencilerle müderrisler yazdıkları eserlerle alimler kerametleri ile veliler menkıbeleriyle arifler aziz hatıra ve değerli hizmetleri ile şeyh, müftü ,vaiz,imam ve müezzin efendiler milletimizin manevi ve ruhani hayatına katkıda bulunmuşlar birlik ve bütünlüğümüzün devamını sağlamada en önemli rolü oynamışlardır. Onlar toplumumuzun kurak toprağına can suyu kurumuş damarlarına can veren bir kan, karanlık dünyalarını aydınlatan güneş olmuşlardır.
Ali OPRUKLU
Kadirli İlçe Müftülüğü Vaizi

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu