Tarhananın sofralara zahmetli yolculuğu

Çukurovalı kadınlar, tok tutan ve her mevsim sofraların vazgeçilmez lezzetlerinden olan tarhana yapımı için kolları sıvadı.
Temel gıda maddeleri denince akla ilk gelenler arasında yer alan tarhana, geleneksel yöntemlerle işlenerek zahmetli yolculuğun ardından sofralara çorba olarak geliyor.
Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde biraraya gelen kadınlar, imece usulüyle değirmende öğütülerek kabuğu alınan buğdayı, kaynatma, yoğurma, serme ve kurutma gibi işlemlerden geçirerek tarhanaya çeviriyor.
Kazmaca köyünde yaşayan Günay Hakkoymaz, yaptığı açıklamada, her yıl kış aylarında sofraların vazgeçilmez yiyeceği olan tarhana çorbasının yapımının zor lezzetinin güzel olduğunu söyledi.
Yıkayıp dev kazanlara koydukları döğmeyi bir saat süreyle karıştırarak odun ateşi üzerinde pişirdiklerini anlatan Hakkoymaz, şöyle konuştu:
“Her yıl hasat edilen buğdayı çuvallara koyarak değirmene gönderiyoruz. Değirmenden döğme olarak geliyor. Yıkadıktan sonra odun ateşi üzerinde dibine tutmaması için karıştırarak pişiriyoruz. Piştikten sonra tarhana aşı haline geliyor. Onu da çul dediğimiz sergiler üzerinde soğumaya bırakıyoruz. Yoğurdu, ayran gibi yaparak içine kekik, çörek otu, nane katıyoruz. Tarhana aşı ile bu karışımı yoğurduktan sonra çuvala koyarak ekşimesi için bir gün bekletiyoruz. Ertesi gün el veya mala yardımı ile sererek kuruttuğumuz tarhana kış sofralarına çorba olarak geliyor. Emeği zor ama yemesi çok lezzetli. Güzel bir tat.”
İlçe Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir de tarhana çorbasının zahmetli bir yolculuğun ardından sofralarda geldiğini ve tarihinin çok eskilere yıllara dayandığını söyledi.
Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferinde ordusuna Kadirli’den geçerken tok tutması ve organik yönüyle bilinen tarhana verildiğini ifade eden İspir, şunları kaydetti:
“Temel gıda maddeleri denince akla ilk gelenler arasında yer alan yoğurt ve buğday, geleneksel yöntemlerle işlenerek sofralara tarhana çorbası olarak geliyor. Çukurovalı kadınların kış ayları için yaptıkları hazırlıklardan biri olan ve imece usulüyle gerçekleştirilen tarhananın içerisinde bulunan maddeler yöreden yöreye farklılık gösteriyor. Tarihi çok eski yıllara dayanan tarhana, aileler için sabahları sofraların vazgeçilmezlerindendir. Vitamin yönünden çok zengindir. Tam bir şifa kaynağıdır. Her yıl Sonbahar aylarında kadınlar, imece usulüyle faydası saymakla bitmeyen ve çok önemli bir yiyecek olan tarhanayı yaparlar. Kırsal bölgelerde geleneksel yöntemlerle yapım işlemleri devam ediyor. Tarhana, çorbanın yanı sıra misafirlere çerez olarak da ikram edilir. Memleketimizin öz malıdır.”
Bahadırlı köyünde yaşayan Meryem Bahadırlı da her yıl eylül ve ekim aylarında yaptıkları tarhanayı çorba ve kuruyemiş olarak tükettiklerini belirterek, şifa kaynağı olduğunu anlattı.
Menderes Özat








