Gündem

Şifa kaynağı: Tarhana

Çukurova’nın incisi Kadirli’de, her yıl olduğu gibi bu yılda kadınlar, kış aylarında tüketecekleri yiyecekleri hazırlama telaşına başladı. İlçe merkezinde ve köylerde bir araya gelen kadınlar, imece usulüyle kış aylarının olmazsa olmazlarından tarhana hazırlıyor.
Hasat sonrası buğdaylarını değirmende öğüten yöre halkı, kabuğu alınan buğdayı dövme haline getiriyor. Tarhana hazırlanması için döğülmüş buğday kadınlar tarafından bir dizi işlemden geçiriliyor.
Kızyusuflu Köyünde yaşayan Rahime Tarımcı, yaptığı açıklamada, her yıl sonbahar aylarının başlarında yapmaya başladıkları tarhananın, kış aylarının vazgeçilmez yiyeceği olduğunu söyledi.
Yıkadıkları dövmeyi büyük kazanlarda kaynatıp soğumaya bıraktıklarını ifade eden Türkmenoğlu, şöyle konuştu:
“Harmandan sonra temizlediğimiz buğdayımızı değirmene gönderiyoruz. Dövme olarak bize geri geliyor. Yıkayıp büyük kazanlarda kaynattığımızda dövme, tarhana aşı haline geliyor. Bu aşı da daha önce biriktirdiğimiz yoğurt ile karıştırıp seriyoruz. Kuruttuğumuz tarhanayı kışın güzel bir çorba olarak misafirlerimize ikram ediyoruz. İsteyenler kuru tarhanayı cips gibi tüketebiliyor.”
– Faydası saymakla bitmiyor-
Kadirli İlçe Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir, vitamin yönünden zengin olan tarhananın şifa kaynağı olduğunu anlattı.
Tarhananın içinde bulundurduğu çeşitli liflerden dolayı yüksek kolesterol, kalp krizi, kolon kanseri, obezite ve damar hastalıklarının azaltılmasında etkili olduğunu ifade eden İspir, şunları kaydetti:
“Tarhana, vücudumuzun mikroplara karşı dirençli olması açısından önemli olan vitaminler ve mineraller yönünden zengindir. Kalsiyum, demir ve çinko ise tarhanada bol bulunan minerallerdir. Her yıl ağustos ayı sonlarında ve eylül ayı içerisinde kadınlar, imece usulüyle faydası saymakla bitmeyen ve çok önemli bir yiyecek olan tarhanayı yaparlar. Tarhana, kış aylarında çorbanın yanı sıra misafirlere çerez olarak da ikram edilir. Sağlıklı, sindirimi kolay, beslenme değeri yüksek ve dayanıklı geleneksel bir Türk gıdası olan tarhananın yılın 365 günü evlerden eksik edilmemesini tavsiye ediyorum.”                     Menderes Özat

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu