Köyde binlerce yıllık kilim sanatı yaşatılmaya çalışılıyor

Kadirli’de, hititler döneminden gelen 4 bin yıllık unutulmaya yüz tutan kilimcilik sanatı, kadınların kınalı ellerinde dokunarak geleceğe aktarılıyor
Kadirli’nin Karatepe Köyü’nde kurulan kooperatifte, bitkilerin kök, dal, yaprak ve çiçeklerinden kaynatarak elde edilen kök boyayla boyanmış yün iplikler, kınalı ellerde geleneksel yöntemlerde tezgahlarda dokunuyor.
Karatepe Kilim Kooperatifi Başkanı Cengiz Cafri, asırlar öncesinden gelen motifleri ve renkleri günümüze taşıyan kilim dokuma sanatını yaygın hale getirmek için genç kızlar ve kadınların tezgahlarda alın teri döktüğünü söyledi.
Unutulmaya yüz tutan sanatlar arasında bulunan kilimciliğin yaşatılması için kurslar düzenlediklerini anlatan Cafri, şunları dile getirdi:
“Yüzyıllardır her motifi ayrı bir mesajın ifadesi olarak dokunan Karatepe kilimleri, gelişen teknolojiye rağmen geleneksel tezgahlarda aynı duygularla dokunarak teknolojiye kafa tutuyor. Osmaniye’nin sembolü olan ve ‘karatepe’ adıyla anılan kilimlerle ilgili olarak yaklaşık 4 bin yıl önce hitiler döneminde kadınların kirmen eğirerek koyun yününden ip eğirdikleri bilinir. Hititlerden bu yana devam edip gelen Karatepe kilimleri, o günkü motifleri ve daha sonra yaşatılan renkleri günümüze kadar taşıma özelliğini göstermiştir.
Karatepe kilimlerinin en büyük özelliği, asırlar öncesinden günümüze aktarılan motiflerin bitkilerden elde edilen kök boyayla boyanmış yün iplikleriyle dokunmasından elde edilmesi ve renklerin asırlarca solmadan canlılığını korumasıdır.
Köydeki 265 hanenin 175’inde 41 yıldır genç kızların ve kadınların maharetli ellerinde kök boyalı geleneksel Karatepe kilimleri şekilleniyor.
Hititler döneminden gelen ve unutulmaya yüz tutan kilimcilik sanatını köyümüzde yaşatmaya devam ediyoruz.”
Cafri, kilimcilik sanatını geliştirmek ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Osmaniye genelinde işkur ve halk eğitim merkezlerinin desteğiyle kurslar açtıklarını kaydetti.
Kooperatifte kurs eğitmenliği yapan Ayşe Haksever de kilim dokumayı büyüklerinden öğrendiğini, yaz aylarında Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden kilim dokumak isteyen genç kızların köye geldiğini anlattı.
Kursa katılanların hem meslek öğrendiğini hem de alın terinin karşılığını aldığını dile getiren Haksever, “köyde yaşayan genç kızlar ve kadınlar, yüzyıllara dayanan kilim sanatını yaşatmak için atölyedeki tezgahların başına geçiyorlar. Kilimcilik işi oldukça zor ve sabır gerektiren bir el sanatıdır. Çeşidine göre bir kilimin işçilik maliyeti 50 ile 150 lira arasında değişiyor. Tarihi, geleneksel, yöreye özgü motifler dokuyoruz. Kooperatifimizin kök boya atölyesi ve dokuma atölyesi var. Kilim pazarında sergiler açarak fuarlara katılıyoruz. Türkiye genelinde büyük şehirlerde sergiler açıyoruz, kilimlerimizi tanıtıyor ve satışlar yapıyoruz. Yerli ve yabancı turistler buraya geliyor. Kınalı ellerimle bu sanatı ömrüm yettiği kadar ileri götürmeyi düşünüyorum” diye konuştu.
Köylülerden Fatma Türkmenoğlu ise 16 yıl önce gelin olarak geldiği köyde, kilim dokumayı öğrendiğini söyledi.
Kilim dokumayı severek yaptığını, hem meslek öğrendiğini hem de aile bütçesine katkı sağladığını anlatan Türkmenoğlu, “Kilim dokumak insana huzur ve moral veriyor. Evde üzüntülü olduğum ve sıkıldığım zamanlara kilim dokumayı tercih ediyorum. Severek yapıyorum. Kimseye muhtaç olmadan harçlığımı çıkardığım gibi mutfak giderlerine katkım oluyor. Kilim dokuması çok güzel.” dedi. MENDERES ÖZAT






