GURURLU DAĞ ÇİÇEĞİ

Haybeci düşlerin sıradan bakışlarında,çamurdan çıkmaya çalışan;köyün tek ıslanan insanıydı küçük kız çocuğu…Kirlenmiş elleri,solgun yanağı,derin bakışlarında;sanki hedefine varmak için ilk yanan ilk kıvılcımın işaretiyle,köyün yağmur altındaki tek çocuğu…
Kahramanca duruşların arsızca sahiplerinden kaçtığı,ayakta kalabilme oyununun;son perdesindeki asil direnişin,inadına sahibine sarıldığı,yokluğun yağmur altındaki tek var olabilme mücadelesinin ruh hali,köyün yağmur altındaki tek çocuğu…
Kahraman babanın kahraman anneye emaneti.Emanetlerin cinsiyet ayrımı ağırlığına tasnif edilmiş;ezik gurur ve hoyrat duruşun,çelik kasalar içine hapsedilmek zorunda bırakılmış;günü gelince ortaya çıkacak benlik tohumunun yağmur sularında çamura gömülmüş hali,köyün yağmur altındaki tek çocuğu…
Hayata gülemeyen anne karnındaki yavruların doğum sancılarının,ruhta açtığı diken çalısı tırmalamaların;adımına yansımış erkek tavırlı duruşlarını;kadın oluşlu günlerine erteleyen gözyaşı olası bulut hali,köyün yağmur altındaki tek çocuğu…
Kenetlenmiş yüreklerin kale surları duruşlarında;köylüce saldırıların açtığı gedikten içeri giren kar tanelerine;kelimeleri yükleyip,gökyüzündeki okunası satır aralarına gönderen,gözyaşı olmuş şiir mısralarını tekrar tekrar yeryüzüne yağdıran,bulutun şair hali,köyün yağmur altındaki tek çocuğu…
Okunması kokulu okunmalıkları,cebindeki şekerin tadına saklayan;ilk okuduğu kelimede,”zorluklar” hecelemesinin ayağına taktığı taşların,şimşek gürültüsü çıkan seslerine inat kulaklarını tıkayan,bulutun çamurlar içindeki çiçek hali,köyün yağmur altındaki tek çocuğu…
Şehrin köye,köyün şehre tercih edilmiş hallerinde;maddenin manaya,mananın maddeye üstünlüğünün önemsiz durumlarında;yüreklerin hak için çarpmadığı durgunlukta;yaşamın anlamının kavranılmadığı cahillikte;şuurların şuurlarıyla şuurlanılmayan şuursuzlukta…rüzgarda bir o yana bir bu yana savrulan bulut hali,köyün yağmur altındaki tek çocuğu…
KÜRŞAT YOZCU



