Gündem

Geleneksel yöntemlerle buğday hasadı yapıyorlar

Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden Çukurova’da, gelişen tarım teknolojisine rağmen arazi yapısının olumsuzluğu nedeniyle dağ kolu köylerinde hububat hasadı hala imece usulü geleneksel yöntemlerle yapılıyor.

Rakımı düşük bölgelerde buğday hasadı tamamlanırken, biçerdöverlerin giremediği yüksek rakımlı orman köylerinde hasat, insan gücüyle yapılıyor.

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinin, yüksek kesimlerindeki köylerinde yaşayan çiftçiler, imece usulü sabahın ilk ışıklarıyla biraraya gelerek geleneksel yöntem olan ellik ve orakla ekini biçiyor.

Desteler halindeki ekini birleştiren kadınlar, sıcağa rağmen şelek halinde iple sırtlarına alarak patoz makinesinin yanına taşıyorlar. Akşamüzeri havanın serinlemesinin ardından traktör desteğiyle çalıştırılan patoz makinesinde harman yapılan buğday çuvallara konulurken sapı ise hayvan yemi olarak kullanılmak üzere saman oluyor.

Kadirli Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir, Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden Çukurova’da, gelişen tarım teknolojisine rağmen arazi yapısının olumsuzluğu nedeniyle dağ kolu köylerinde hububat hasadının her yıl imece usulü geleneksel yöntemlerle yapıldığını söyledi.

Toros Dağları’nın eteklerindeki arazilerin makineli tarıma elverişli olmaması nedeniyle çiftçilerin hasat döneminde zorluk çektiğini ifade eden İspir, “Çukurova’nın düz arazilerinde biçerdöverlerle yapılan buğday hasadı, dağ kolu köylerinin çoğu yerlerinde arazilerin engebeli olması nedeniyle geleneksel yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Yurdun büyük bölümünde güneş altında 40 dereceyi aşan hava sıcaklıklarına rağmen ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmak zorunda olan çiftçilerden bazıları, biçerdöverle girilemeyen arazilerde buğday hasadını orakla yapıyor” diye konuştu.

Yoğunoluk köyünde yaşayan Fatih Poyraz da yıllık yiyecek için ektiği buğdayın hasadını imece usulü yaptıklarını söyledi.

Arazilerinin sarp olduğunu ve bu yıl hava şartları nedeniyle hasadın geç yapıldığını anlatan Poyraz, “Teknoloji gelişiyor. Arazilerimizin sarp olması nedeniyle biçerdöver giremiyor. Elimizle biçiyoruz. Yaptığımız desteleri traktör veya insan gücüyle taşıyarak patoz makinesinin yanına taşıyoruz. Zahmetli oluyor ama geçimimiz için tarlalarımızı değerlendirmemiz gerekiyor. Ekmek davası.” diye konuştu.

Çiftçilerden Döndü Gedikli de  “İnsan gücüyle zor da olsa yılda bir defa ektiğimiz tarlamızdan yiyecek buğdayımızı alıyoruz. Yaz aylarında havanın sıcak olmasına rağmen orakla biçtiğimiz buğdayımızı sırtımızda şelekle taşıyoruz. Herhangi bir ilaçlama yapmadan doğal olarak hasat ediyor, afiyetle yiyoruz” şeklinde konuştu.  MENDERES ÖZAT

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu