Siyaset

DURMDURMUŞOĞLU TBMM GENEL KURULUNDA KONUŞTU

TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, Dünya Çiftçiler Günü ile ilgili olarak TBMM Genel Kurulu’nda söz aldı.

Başta yer fıstığı ve turp olmak üzere birçok tarım ürününde Türkiye’nin adeta lokomotifi olan Osmaniye’nin bereketli topraklarında çiftçilik yaparak rızkını kazanmaya gayret eden ailelerden birinin evladı olarak, toprağa her bakımdan hak ettiği değeri vermek zorunda olduğumuza inandığını belirten Durmuşoğlu, “Topraktan geldiğimizi, toprağa döneceğimizi ve hayatımızı da topraktan elde ettiğimiz nimetlerle sürdürdüğümüzü asla unutmamalıyız.” dedi.
AK Parti Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, sözlerine şöyle devam etti.
Türkiye’nin en önemli güçlerinden birisi, kendi kendine yetecek bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olmasıdır. Dönemin Başbakanı ve şu anki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde bu gerçeği daima göz önünde bulunduran AK Parti hükümetleri, 2002’den bu yana toprağı berekete dönüştüren çiftçilerimize bütün imkanlarını kullanarak sahip çıkmış ve çıkmaya da devam edecektir.
AK Parti hükümetleri döneminde tarım, sosyal bir alandan çok, iktisadi ve stratejik bir sektör olarak ele alınmış, çiftçilerimizin kronik sorunlarına çare olacak temel kanunlar çıkarılmıştır.
AR-GE için bugüne kadar toplamda yaklaşık 1,4 Milyar TL kaynak sağlanmıştır.
Dünyanın 3. Büyük Tohum Gen Bankası kurulmuş ve çalışmaları tüm dünya tarafından ilgiyle takip edilmektedir.
Son teknolojiye sahip 13 adet ileri araştırma, teknoloji ve eğitim merkezi açılmış, bitkisel ve hayvansal araştırma ve üretime yönelik 15 Merkezin kuruluş çalışmaları ise halen devam etmektedir.
Türkiye, günümüzde tarım ve gıda ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı bir ülkedir.
2003-2015 döneminde, tarım ve gıda ürünleri dış ticaretinde toplam 53 Milyar dolar dış ticaret fazlası verdik.
Tarımsal ihracatımız, 2002 yılında 3,7 Milyar dolardan 2015 yılında 16,8 Milyar dolara yükseldi. Dış ticaret dengesi ise 5,6 Milyar dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye 192 ülkeye 1.681 çeşit tarımsal ürün ihraç eden bir ülke konumuna geldi.
Toplam tarımsal destekler 2002 yılında 1 milyar 856 milyon TL iken, 2015 yılı sonunda 10 milyar 300 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. İktidarımız süresince hayvancılığa özel önem verdik. 2002 yılında toplam tarımsal destekler içerisinde hayvancılığa %3,4 oranında destek verilmekte iken 2015 yılında bu oranı %33’e çıkardık. Vermiş olduğumuz kırsal kalkınma destekleri sayesinde çiftçilerimizin modern tarıma geçişini sağladık. AK Parti ile birlikte Türkiye için tarımda yeni bir çağ başlamıştır.
Tamamı yerli teknoloji ve altyapıyla kurulan Tarım Sektörü Entegre Yönetim Bilgi Sistemi (TARSEY); tarımda aklınıza gelebilecek her türlü bilginin entegre edildiği, izlendiği, planlandığı ve yönetildiği dev bir enformasyon sistemidir.
Dünyada ilk olan bu sistem, tarımla ilgili 42 farklı veritabanı entegre edilerek oluşturulmuştur; 32,5 Milyon tarım parseli uydu görüntüleriyle belirlenmiş ve her parsele bir kimlik numarası verilmiş, tarım parsellerine ilişkin tüm veriler oluşturulan sisteme işlenmiş ve izlenmekte, çiftçilerimizin sorunlarına anında çözüm üretilebilmektedir.
Tarımsal üretimi en çok tehdit eden tarım arazilerinin bölünmesinin önüne de yine AK Parti hükümetleri döneminde geçilmiştir.
Son 10 yılda 5 Milyon hektar alanda toplulaştırma çalışması yapılmış, 2 Milyon hektar alanda da çalışmalar devam etmektedir. Hedefimiz, her yıl 1 Milyon hektar arazi toplulaştırmak, 2023 yılına kadar 14 Milyon hektar alanda arazi toplulaştırmasını tamamlamaktır.
Sürekli gündeme gelen ancak bir türlü çözüm üretilemeyen diğer bir konuya da yine AK Parti hükümetleri çare olmuştur; doğal afetlerden etkilenen üreticilerin mağduriyetlerini gidermek üzere 70 yıllık bir rüya olan Tarım Sigortaları uygulamasını 2006 yılında başlattık ve başarıyla devam ettiriyoruz.
Her dönemde olduğu gibi 1 Kasım seçimlerinde de çiftçilerimizi unutmadık ve öncelikli vaatlerimizden önemli bir kısmını onlara ayırdık; Allah’a şükür vatandaşlarımızın karşısına vermiş olduğumuz sözleri yerine getirmiş olarak çıkıyoruz.
-Yemde ve gübrede KDV’yi kaldırdık
-Küçük ölçekli üretim yapan çiftçilerimizi destekliyoruz.
-Seracılarımızı desteklemeye devam ediyoruz.
-Mevsimlik tarım işçisi ve ev eksenli çalışan kadınlar için daha yaygın sosyal güvence sağladık.
-Genç çiftçilerimize proje karşılığı 30 bin TL karşılıksız destek veriyoruz.
-Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nu (TKDK) 81 ilde kurduk.
Türk tarımı artık küresel bir aktördür ve bu gücünü daha etkin kullanmak zorundadır.
Tarımsal üretimde; fındık, kayısı, kiraz, incir, ayva ve haşhaş tohumunda dünyada en büyük üreticiyiz.
Tarımsal ihracatta; fındık içi, kuru kayısı, üzüm, kuru incir ve kirazda dünyada 1. sıradayız.
Tarımsal ekonomik büyüklük açısından; 2002’de Avrupa’da 4. sırada iken 2008’den bugüne Avrupa’nın 1’inci büyük tarımsal ekonomisi haline gelmenin gururunu yaşıyoruz.
Hedefimiz; 14 Milyon hektar alanda arazi toplulaştırmasını tamamlamış, 8,5 Milyon hektarlık sulanabilir alanın tamamı modern sulama teknikleriyle suya kavuşmuş, tarımsal hasılası 150 Milyar Dolar’a, tarımsal ihracatı 40 Milyar Dolar’a ulaşmış, tarımda sürdürülebilir ve pozitif büyümeye sahip bir Türkiye’dir.
Biz, toprağa hak ettiği değeri veriyoruz. Allah’a şükür toprak da bereketini, ürününü, bolluğunu ülkemizden esirgemiyor, ziyadesiyle karşılığını veriyor, ülkemizin geleceği aydınlanıyor.
Tüm çiftçilerimize emekleri, alın terleri ve Türkiye’ye kazandırdıkları için teşekkür ediyor, Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu