DOKUMA TEZGAHINDA GEÇEN YARIM ASIR..
Kadirli’de yaşayan Fevzi Esmeray, annesinin tavsiyesi üzerine başladığı dokumacılık mesleğinde yarım asırdır kilim, yolluk, sergi ve seccade dokuyarak ipliğe şekil veriyor..
7 Mart Mahallesindeki kendine ait 90 metrekarelik dükkanında 80 yıllık makinelerde eşinin desteğiyle mesleğini sürdüren Esmeray, kaybolmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer alan kilim dokumacılığını yaşatıyor.
İlkokulu bitirdiğinde annesinin “Herkes okuyacak değil oğlum, sen de bu sanatı öğren” tavsiyesi üzerine köyündeki dokuma ustasının yanında başladığı dokuma sanatını 50 yıldır sürdürüyor.
Esmeray, teknolojinin gelişmesiyle mesleğinin son temsilcilerinden olduğunu belirterek, kadınların evde kullanmadığı giysi ve kumaşlarını kilim, yolluk, sergi ve seccade olarak dokuduğunu söyledi.
Osmanlıdan gelen dokuma mesleğini yaşamı boyunca sürdüreceğini ifade eden Esmeray, “İlkokulu bitirdiğimde annem ‘Herkes okuyacak değil oğlum, sen de bu sanatı öğren’ diyerek köyümüzdeki dokuma ustasının yanına verdi. Çıraklık ve kalfalığın ardından 1980 yılında kendi işyerimi açtım. Daha sonra evlendim. 1985 yılından bu yana eşimle birlikte bu mesleğe devam ediyoruz. Çırak pek bulamadığımız için eşim ve çocuklarımın desteğiyle düşe kalka bu mesleği sürdürüyoruz. Dokumacılık mesleği ile çocuklarımı okuttum, memur oldular. En büyük desteği eşimden alıyorum.” dedi.
Ev hanımlarının eski giysileri değerlendirerek ip haline getirdiğini, yaz aylarında evlerde sergilerin tercih edildiğini anlatan Esmeray, şöyle konuştu:
“Kadınlar, osmanlı kültürünü yaşatarak evde kullanılmayan veya eskimiş kazak ile penye türü giysileri yumak olarak hazırlıyorlar. Bizde en güzel şekilde kilim, yolluk, seccade ve sergi olarak dokuyoruz. Özellikle halıların kaldırıldığı yaz aylarında evlerde en çok bunlar tercih ediliyor. Ev hanımları bu kültürü devam ettirdiği sürece biz de dokumaya devam edeceğiz. Yarım asırdır severek yaptığım mesleğimi sürdürmek istiyorum.”
Eşi Elmas Esmeray ise “1985 yılında evlendik. Her gün sabah erken saatlerde birlikte işyerini açıyoruz. Sırt sırta vererek 3 çocuğumuz da okuttuk. Onlar okudu, memur oldu. Biz ilk günkü gibi işyerimize gelerek dokumacılığı sürdürüyoruz.” dedi.
Müşterilerinden Fatma Arslantaş ta evde kullanılmayan giysileri yumak yaparak ip haline getirdiklerini anlatarak, “Biriktirdiğimiz iplik ve penye parçalarını buraya getiriyoruz. Dokuma sonrası çok kilim, yolluk ve sergi oluyor. Evde kullanıyoruz. Çok güzel sergiler çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Menderes Özat



