Gündem

Çukurova’da kadınların ekmek mücadelesi

Tarım bölgesi Çukurova’da yaşayan kadınlar, yaz kış demeden aile bütçesine katkıda bulunmak yılın 12 ayı tarım işçiliği yapıyorlar.

Türkiye’de turp ihtiyacının yüzde 75’inin karşılandığı Kadirli’de yaşayan kadınların kimisi tarlada turp, ıspanak veya pırasa toplarken kimisi de şehrin ortasından geçen Savrun Çayı’nda turp yıkayarak aile bütçesine katkıda bulunuyorlar.

Kadınlar, sabahın erken saatlerinde 30 lira yevmiye alabilmek için turp tarlalarına ve soğuk suya gidiyor.

Kadın işçiler, kış aylarında sofraların vazgeçilmezi olan turpu tarlalardan toplarken, yine kadın işçiler, römorklara yüklenip getirilen ürünü Savrun Çayı’nın soğuk sularındaki havuzlarda yıkıyor.

Kadirli İlçe Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir, tarım ürünlerinden turp sektöründe yaklaşık 5 bin kişinin 4 ay süreyle soğuk kış günlerinde çalıştığını belirterek, işçilerin yarıdan fazlasını kadınların oluşturduğunu söyledi.

Sabahtan akşama kadar süren çalışma sonunda işçilerin 30’ar TL yevmiye aldığını ifade eden İspir, şöyle konuştu:

“Çukurova’da tarım işçilerinin çoğunluğunu bayanlar oluşturmaktadır. Her yıl kış aylarında hava şartlarına bağlı olarak tarım işçiliği düzenli olarak Çukurova’da yapılmaktadır. Kadirli’de, bayan işçiler, kış aylarının dondurucu soğuğunda ekmek parası için Savrun Çayı’nın buz gibi sularında kurulan havuzlarda akşama kadar turp yıkıyor. Çoğunlukla kadınların çalıştığı turp yıkama ve paketleme işi sabahın ilk ışıklarıyla başlayıp akşama kadar devam ediyor.”

Tarım işçilerinden Hatice Köstü, 15 yıldan bu yana tarım işçiliği yaptığını ve ailesinin geçimine katkıda bulunmak için çalıştığını belirterek, ailesine yeteri kadar vakit ayıramadığını söyledi.

Yılın 12 ayı tarım işçisi olarak turp, ıspanak, pırasa, yerfıstığı ve pamuk gibi ürünlerin toplanması, yıkanması ve paketlenmesi gibi işlerde çalışarak ekmek parası kazandıklarını anlatan Köstü, “Yaptığımız işten memnunuz. Sosyal güvencesi olmasa kimseye muhtaç olmamak için çalışıyoruz. Bizim hayatımız da böyle devam ediyor” dedi.

Miyase Aktuğ da 3 çocuk annesi olduğunu ve eşi ile birlikte tarım işçiliği yaptığını belirterek, çocuklarının geleceği için çalışmak zorunda olduğunu ve ailesine destek olması gerektiğini ifade etti.

Feride Kocaman ise “Kışın soğuk suda yazın tarlalarda çalışıyorum. Hem aile bütçesine katkıda bulunuyor hem de aile olarak kimseye muhtaç olmuyoruz. İki çocuğum okuyor. Çalışmak zorundayız. Çukurova’da kadın olmanın bedeli bu. Hayat müşterektir” şeklinde konuştu.                                  Efendi Erkayıran-Menderes Özat

 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu