Gündem

BÖYLE BİRİSİ OLDUĞUM İÇİN ÖZÜR DİLERİM

Günlerdir düşünüyorum. Eskiden karmaşık mimariler tasarlamak, gazetelere çıkmak ve hafıza gösterileri yapmak benim tek mutluluk kaynağımdı. Şimdi nedense tüm bunlar hiçbir anlam ifade etmiyor. Eskisi gibi başarmaya devam ediyorum ama mutlu olamıyorum.
Başarmak, ender rastlanan başarılara imza atmak, aydın insanların yolunda yürümeye çalışmak ve onları kendine örnek almak güzel bir şey. Ama asıl sorun benim Kadirli’de ve Türkiye’de farklı başarılara imza atıp atmamam yada okul kapanmadan öncesine kadar binlerce öğrenciye konferanslar verip vermemem değil. Bence asıl sorun benim hiç sonu gelmeyecekmiş gibi kendi çapımda başarmaya çalışmam ve başarı konusunda kendimi tatmin edemem. Zihnimi meşgul eden, başarmamı sağlayan ve seminer sonrasında mutsuz olmama neden olan şey işte bu.
Onlarca insanın zihinsel olarak yapabildiğini aynı sürede tek başıma yapabiliyorum ve binlerce sayıyı dakikalar içerisinde hafızama alabiliyorum. Hafızamın gücünü Kadirli’de gerçekleştirdiğim hafıza gösterileriyle ve 18 yaşında kalkınma bakanlığına bağlı olarak hafıza eğitimleri vererek kanıtladım. Böyle olmama rağmen şampiyonada en iyi yapabildiğim şeyi yapamadım yani zekamı nasıl kullandığımı şampiyonada kanıtlayamadım. Odaklanamadım ve hata yaptım. İki yıl boyunca resmi olarak 50’ye yakın seminer verdim. Resmi olmayan ve arkadaşlar arasında onları kırmamak için yaptığım sayısız hafıza gösterilerim oldu. Hiçbir seminerimde bir hata bile yapmadım ama orda şampiyonada yapınca hayatımın en büyük başarısızlığını yaşadığım. Bu hayatımın dönüm noktası olabilirdi ve şimdiye kadar yakaladığım en büyük başarım da olabilirdi. Ama olmadı.
Ben bu zamana kadar insanlara bir şeyler kazandırmaya çalıştım. Seminerlerime katılan insanlara gerçekte hiç kimsenin göründüğü gibi olmadığını ve herkesin bir konuda yetenekli olduğunu kanıtlamaya çalıştım. Ama gerçek şu ki benim hayatımı verdiğim çalışmalarımın insanlar için önemsiz olması çok garip. Özelliklede değer verdiğim insanlardan kısaca ‘o da bir başarı’ cümlesini duymanın benim için ne kadarda üzücü bir durum olduğunu tahmin edemezsiniz.
Başarmak için insanların bana güveniyorum demesine ihtiyacım yoktu ama en azından değer verdiğim insanların yalancıktan da olsa sana güveniyorum demesini isterdim. Bunlar çokta önemli şeyler değil ama şimdi geçmişe dönüp baktığımda görebildiğim tek şey suçluluk. Farklı bir hayat yaşamak için yaptığım şeylerin suçluluğu. Bu suçluluk duygusuyla yaşıyorum ama geçmişte neler yapmış olursam olayım hedeflerimden de kopamıyorum. Hedefim 2014 yılının Eylül ayında Türkiye hafıza şampiyonu olmak ve 2014 yılının kasım ayında da dünya hafıza şampiyonasına katılmak. Başaracağımı biliyorum ve diğer başarılarım gibi bunu da başardığımı kanıtlamak istiyorum. Tüm Türkiye’ye Kadirli’den dünya hafıza şampiyonunun çıkabileceğini kanıtlamak istiyorum. Belki dünya hafıza şampiyonasında dereceye girmem 1 yıl, 2 yıl hatta daha da fazla zaman alabilir ama o gün insanların beni daha iyi anlayacağını düşünüyorum. Sanırım o gün gelene dek bir gün insanların beni daha iyi anlayacağını hayal ederek yaşamıma devam etmek zorundayım. Neden bilmiyorum ama benim gibi insanların sonu nedense hep hüzünlü olur. Umarım bu gerçeği değiştirebilirim. Eğer değiştiremezsem şimdiden böyle birisi olduğum için, kendimi daha fazla ifade edemediğim için ve insanlarımıza daha fazla faydalı olamadığım için özür dilerim.
Abdulkadir TAMİR

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu