Aşık Feymani, Aşık geleneğini sürdürmek istiyor

Çukurova’da aşıklık geleneğinin yaşayan son temsilcilerinden olan Aşık Feymani (74), sazın teline dokunacak usta elleri yetiştirmek için “çırak” arıyor.
Halk şiirinin sevilen türlerinden güzelleme, koçaklama, taşlama, nasihat, mektup, destan ve devriye tarzında yüzlerce şiir yazan Aşık Feymani, kültürlerarası barışçıl diyaloğun geliştirilmesi ve kültürel çeşitliliklerin korunması, desteklenmesi için Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) tarafından insanlığın somut olmayan kültürel mirası olarak kabul ettiği aşıklık geleneğini genç kuşaklara aktarmak istiyor.
‘”Ahu gözlüm” ve “barışmam” gibi dillerden düşmeyen çok sayıda türkü ve şarkının güftesini yazan, besteler yapan, adına uluslararası şenlikler düzenlenen ve yaşamı üniversitede tez konusu olan Feymani, kendisinin bir çok aşığa ustalık yaptığını ama bunun yeterli olmadığını belirtti.
Azaplı köyünde yaşayan 4 çocuk babası Feymani, Türk edebiyatının önemli dallarından biri olan Âşıklık geleneğinin Çukurova’da devam etmesi ve sürdürülebilmesi için yetiştirebileceği çıraklar beklediğini söyledi.
Anadolu’nun kültürel belleğinin yanı sıra kültürel çeşitlilik ve zenginliğinin de önemli olduğunu anlatan Feymani, şöyle konuştu:
“Zor ve meşekatli bir gönül yolculuğu olan aşıklık geleneğinin son temsilcilerinden birisiyim. Karacaoğlan ve Dadaloğlu’dan sonra büyüklerimizden öğrendik. Halkın arasında çok ve güzel zevkli olan bu geleneği sürdürmeye çalıştık. Aşık ve aşıklık bitmek üzere. Sazın teline dokunacak gönüllü ozan arıyoruz.”
Türkiye’de aşık yetiştirmenin zorlaştığını ve Çukurova’da aşıklık geleneğinin yaşamasında katkısının büyük olduğuna değinen Feymani, Karacaoğlan ve Dadaloğlu gibi aşıklardan sonra büyüklerinin desteğiyle öğrendikleri geleneğin devam etmesi için devletin destek vermesini istedi.
Feymani, küçük yaşlarda başladığı aşıklığın zor ve meşakkatli bir gönül yolculuğu olduğuna dikkat çekerek, “Köroğlu, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Sümmani gibi ustaların izinden giderek bu geleneği yaşatmaya çalışıyoruz. Çukurova’da yaşatılmasında yüzde yüz katkım var. Yaşayan son temsilcilerinden birisiyim. Diğer halk ozanı arkadaşlarımız gibi kültürel mirasımıza sahip çıkacak ve sazın bam teline dokunacak ustalar yetiştirmek istiyoruz. Günümüzde insanların ekmek kazanıp ailesinin geçimini sağlaması gerekiyor. Bu işin maddi getirisi fazla olmadığı için pek kimse yapmak istemiyor. Yetenekli gençler çok. Aşıklık geleneğinin devam etmesi için çırak yetiştirmek şarttır. Bu konuda devletimizden destek istiyoruz.”
Fatma Taşkaya ise geleceğin Feymani’lerinin yetişmesi için eşine her zaman destek verdiğini belirterek, eşinin hayatı boyunca bir sosyal güvencesinin olmasının hayalini kurduğunu kaydetti.
Aşık Feymani mahlasını kullanan Osman Taşkaya, yaklaşık 70 yıllık ozanlık hayatında yazdığı binlerce şiirlerin yanısıra onlarca çırak yetiştirdi. MENDERES ÖZAT



