Son Dakika

AKİL OLMAYAN BİR ADAMIN BAKIŞI

CNN Türk Kanal D ortak yayınında “PKK’nın silah bırakması ve yurt dışına çıkması karşılığında ne taviz verdiniz?”  sorusuna Başbakan 3 maddelik bir taviz listesi açıkladı.
Başbakanın açıklamasına göre Apo’ya 12 kanallı bir televizyon verilmiş, haftada 3 günlük sabah sporu 7 güne çıkarılmış, Apo eskiden İmralı’daki arkadaşlarıyla haftada 3 gün görüşebiliyormuş şimdi her gün görüşme imkanı sağlanmış, Başbakanın taviz listesi böyle.
Acaba PKK 30 yıllık silahlı mücadeleyi bu 3 madde için mi vermiş, eğer PKK bu 3 madde karşılığında silah bırakıp yurt dışına çıkacaksa bu süreci bende desteklerim, ama, acaba Başbakanın unutmuş olabileceği maddeler var mıdır diye şöyle hafızamı bir yokladım, mesela ana dilde savunma bu süreç içerisinde yasalaştı, bu yasa Türkçe bilmeyenler için yasalaşmış gibi gözükse de, okul okumuş, hatta üniversite bitirmiş kişiler Türkçe bilmediğini söyleyerek Kürtçe savunma yapıyor, sonra 4’üncü Yargı Paketi var, paketten ağırlıklı olarak KCK’lılar yararlanıyor ve KCK’lılar sıradan tahliye oluyor, demek ki Başbakan bu paketi unutmuş.
Birde  yeni anayasa meselesi var, Başbakanın yeni anayasa da en direndiği madde Türk Milleti kavramının anayasadan çıkarılması, Apo’da İmralı görüşmesinde BDP’li Sırrı Süreyya Önder’e aynı maddeyle ilgili bir talimat vermişti, demek ki Başbakan bu maddeyi de unutmuş.
Mesela birde son dakika haberi var, PKK ve BDP’nin isteğine uygun hükümet Mecliste çözüm süreci komisyonu kurma kararı aldı, oysaki hükümet daha düne kadar bu konuya karşı direniyordu, komisyon iç tüzüğe aykırıdır deniliyordu, İmralı süreci ve PKK’nın çıkışı meclisin işi değil deniliyordu, ama aynı hükümet bugün mecliste komisyon kurma kararı aldı.
Yasalar penceresinden baktığımızda bu süreçte hem suç işleniyor, hem de bu süreçle ilgili çıkartılacak yasalar Türkiye’yi zora sokacak.
Yasalar yerinde duruyor, yasalar değişmedi, ama bu yasalara rağmen bir hükümlü devletin bilgisi dahilinde PKK’ya ve bir partiye talimat veriyor ve bu hükümlünün mesajı devletin bilgisi dahilinde dünyaya ilan ediliyor, acaba bu bir suç oluşturmuyor mu?
Birde PKK’nın silah bırakıp sınırdan çıkma meselesi var, Başbakan bu konuda silahınızı bırakıp sınırdan çıkın, size güvenlik güçleri müdahale etmeyecek, bunu size garanti ediyorum diyor, PKK’lılar silahsız olsa bile bu kişiler suça bulaşmış kişilerdir, bir suçlu güvenlik güçlerinin önünden geçecek ama güvenlik güçleri suçluya arkasını dönecek, bu bir suç teşkil etmiyor mu?
Bu gelişmeler, bu yaşananlar suç gibi ama, burada iyi niyet var, niyetler halis gibi karşı açıklamalar var.
Diyelim ki; Devlet millet için tehlikeli birileri var, tehlike biliniyor ama suç ispat edilemiyorsa, hukuk yolu tıkanmışsa, birileri çekse silahını bir pislik temizledim dese, niyetim halis demiş olsa, silahı çekmiş olan kişiyi halis niyeti kurtarır mı, her şeye rağmen suç işlemiş olmaz mı, PKK’nın çıkış süreci meselesine bir de bu pencereden bakalım.
Asıl tehlike İmralı sürecini ve PKK’nın sınırdan çıkışını yasalaştırmak, yasa çıkarmak, Cenevre Konvansiyonun 3. maddesini okumuş olan bir hükümet bu konuda yasal bir düzenleme yapmaz, bu süreçle ilgili çıkacak yasalar Cenevre Konvansiyonunun 3’üncü maddesine göre PKK’yı uluslar arası platformlarda meşrulaştırır ve resmi taraf yapar, PKK’nın Güneydoğu ile ilgili söz söyleme hakkı doğar, Hükümet bu tuzağa düşmesin diyorum ama, hükümet mecliste çözüm süreci komisyonu kurma kararını aldı bile.
Peki vatandaş İmralı sürecine nasıl bakıyor, bir de meseleye bu pencereden bakalım.
Aslında vatandaş barış istiyor, akan kanın durmasını istiyor, ama İmralı süreci ile Başkanlık sisteminin iç içe geçmesinden vatandaş tedirgin.
Başbakanın Başkanlık sistemine çok hevesli olması ve Apo’nun süreç istediğimiz gibi biterse Başkanlık seçiminde Tayyip Beyi destekleriz açıklaması vatandaşta negatif bir algı oluşturdu.
PKK’nın BDP’nin ve bazı Kürt ideologların açıklamalarına baktığımızda PKK’nın ve uzantılarının kafasında özerklik gibi, ana dilde eğitim gibi temel argümanlar tam bitmemiş gibi, bu temel argümanlar şimdilik askıya alınmış gibi.
Vatandaş acaba diyor; bu çatışmasızlık küçük tavizlerle 2014’e kadar devam edecek, 2014’de bir başkanlık sistemi al veri yapılacak ve büyü 2014’den sonra yeniden bozulacak gibi vatandaşta negatif bir algı var.
PKK bir amaç uğruna 30 yıllık silahlı bir mücadele vermiş, PKK somut bir netice alamamış ama, temsil ettiği kitle lehine bazı yasalar çıkartılmış, PKK’nın Hinderlandı olan Kuzey Irak’ta özerk bir bölge kurulmuş, Kuzey Suriye’de ise özerkliğin yolu açılmış, bölgedeki bu gelişmeleri gören PKK 3 maddelik bir taviz için harakiri yapar mı?
Bir dostum dibi gözükmeyen bir mesele için yorum yaparken ” Anamın dediği gibi” derdi, acaba küçük tavizlerle 2014’e kadar çatışmasızlık, 2014’de bir başkanlık al veri ve 2014’den sonra büyü bozulması mı olacak, yani mesele Anamın Dediği Gibi mi?
Ahkam kesiyorum ama, başbakan ne kadar inanmış olmalı ki ben bu yola Ser (baş) koydum diyor, Baldıran zehiri içerim diyor, acaba Başbakan doğruyu söylüyor da, yoksa ben mi yanılıyorum.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu