Yaşar Kemal’i Sonsuza Uğurladık

100’e yakın deneme, romanı kaleme alan,1000 e yakın Öztürkçe kelimeyi Türkçe’mize kazandıran, eserleri 40 dile çevrilmiş, ulusal ve uluslar arası alanda eserleri bir çok ödüle layık görülmüş ülkemiz yazınını dünya edebiyatına tanıtmış, büyük anlatı ustası Yaşar Kemal’i kaybettik.
Toprağımızın insanı yaşar kemal sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda Anadolu’nun bağrında Ceyhan gibi akan ırmaktır. Bir ırmaktır çünkü o bu memleketin her sorununu kalemine almış, kitabına taşımıştır. Babasını 5 yaşındayken kan davasına kurban veren büyük ustanın eserlerinde güneydoğudan pamuğa gelen ırgatlar, sıcaktan sağılamayan keçiler, suyu çekilen savrun, sivrisinek sesinden uğuldayan çeltik tarlaları, ağalık düzeninden yılmış çaresiz kalmış köylüler, traktörün işsiz bıraktığı Yörükler….bulunmaktadır.
Yazmaya öğretmenlerinin aralarında toplayarak kendisine verdiği parayı reddederek gittiği ortaokul sıralarında şiirle başlayan Yaşar Kemal, daha sonra öykü, deneme yazarlığı yaptı. Komünizm propagandası yapmakla suçlandı cezaevine girdi. Cezaevinden çıktıktan sonra Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapan büyük usta, gazeteden ayrıldıktan sonra kendisini kitaplarına ve edebiyata adadı. Kısa bir dönem Türkiye İşçi Partisi’de aktif görev aldı.
Ünlü yazar her bir kitabında özelde Çukurova yöresinin genelde ise ülkenin sorunlarını ele almıştır. Örnek verecek olursak hüyükteki nar ağacı eserinde traktör Çukurova gelmesiyle işsiz kalan dört köylü arkadaş ı anlatan usta, deniz küstü kitabında denizi, güzelliğini ve kirletilmesini ele almıştır. Binboğalar efsanesi, ağrı dağı efsanesi, çakırcalı efe gibi eserlerinde yakın dönem kahramanlık hikayelerini romanlaştırmıştır. Ona dünya edebiyatında yer etmesini sağlayan İnce Memed kitabı ise Kadirli Osmaniye arasındaki köylerde ağalık düzeninin sömüründen bunalmış, fakirlikten kırılmış, elindeki tarlasını hatta babasını kaybetmiş ama ağalık düzenine karşı onurunu kaybetmemiş bir gencin düzene isyanını, aşkını, toprağına bağlılığını anlatmıştır.
Kadirli yöresini hemite köyü ve akçasaz bataklığından taaa meryemçil yaylasına kadar, dağı taşı, işçisi köylüsü, ağası, kaymakamı, keçisi sivrisineği, söğüdü kavağı, pamuğu çeltiği, köyü yaylası ile anlatmıştır. Tüm bunları anlattığı eserleri milyonlar satmıştır. Bu eserleri şimdi kendi köyünde hemite de kendi adına yapılmış müzesinde sergilenmektedir.
Bizlere düşen görev hayatını bugün bizim baş koyduğumuz yola koymuş yaşar kemal i bizden sonraki kuşaklara tanıtmak, fikirlerini anlamalarını sağlamak ve siyasetinin temeli saydığı barış ve huzur u tesis etmek ve korumak olacaktır.
Kendisine Allahtan rahmet, tüm sevenlerine başsağlığı diliyor, ışık tuttuğu yolun aydınlığında yürümeye devam edeceğimize söz veriyoruz.
Erol Kurt
Emekli Öğretmen



