CUMHURBAŞKALIĞI SEÇİM SÜRECİNE GİRERKEN;

10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça, ülkede gerilim artmakta ve süreç hiç de adil olmayan bir şekilde, özellikle başbakan tarafından, işletilmektedir. ”Selam Tevhit” terör örgütü adıyla, casusluk faaliyeti ile suçlanan emniyet mensuplarına tamda seçim süreci öncesi yapılan tutuklamaların, gündemi değiştirmeye yönelik olduğu gün gibi ortada olup, yolsuzluk ve rüşvet dosyalarının topluma unutturularak üzerinin kapatılmaya çalışıldığı görülmektedir.
Devletin kaynaklarıyla kabadayılık yapan, devletin uçağı ve emekçinin vergisiyle mitingler düzenleyen, futbol maçları organize eden ve kampanya düzenleyen Başbakan, rakiplerine hiç de adil olmayan bir şekilde üstünlük kurmaya çalıştığı ortadadır. Seçim adil değildir. Rakiplerini aşağılamakta,
mağdur rolünü oynamaya devam etmektedir.
Görünen o ki, 12 yıldır bu ülkeyi kendisi değil başkası
yönetmiştir. Yeni bir mağduriyet daha icat etmiş, sözde paralel yapı tarafından kandırıldığını ilan etmiştir. Biz biliyoruz ki; yıllarca beraber çalışmışlar, ülkeyi al gülüm ver gülüm, kardeş kardeş yönetmişlerdir. Ta ki aralarında rant ve paylaşım kavgası başlayana kadar. Öküz ölmüş ortaklık
bitmiştir. Başbakan ne demişti; biz safmışız, ne istediler de vermedik. Oysa saf olan bu ülkenin ezilen,
mağdur edilen emekçileri, yani bizler yani bu ülkenin halkıdır.
Başbakan ve yandaşları cumhurbaşkanlığı seçimlerini, bu ülkeyi yeniden kurulacakmış gibi, Kurtuluş
ve kuruluş havasında yürütmekte, tüm halkı kucaklamak yerine yüzde elliyi kucaklamak niyetinde.
Halkı kutuplaştırmakta, ayrıştırmakta ve bir cumhurbaşkanı adayının söylememesi gereken sözleri söylemekten imtina etmemektedir. Görünen o; cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda ülkeyi, rejim tehlikesi ile karşı karşıya bırakacağı ortadadır. Yolu tek adamlıktır.
Oysa bizim yolumuz bu değil. Elbette kuvvetler ayrılığına dayalı, parlamenter demokrasidir.
Hukukun üstünlüğüdür. Özgürlükler ve demokrasidir. Barış ve hoşgörüdür. Sevgi ve kardeşliktir.
Hesap verilebilir, denetlenebilir iktidar ve Çankaya özlemidir. Geçmişi temiz, ismi hiçbir yolsuzluğa bulaşmamış bir Cumhurbaşkanı’dır. Yüzde ellibirin degil, tüm halkı kucaklayan bir cumhurbaşkanıdır.
Bütün bunlar mevcut adaylar içerisinde; Sayın Ekmeleddin İHSANOĞLU’n da mevcuttur. Bu güne kadar yaptığı açıklamalar bunu teyit etmektedir.
Sayın Ekmeleddin İHSANOĞLU, ülkemizin yetiştirdiği, uluslararası üne sahip, küresel düşünen ve
dünyayı küresel algılayan tek ve yegane adaydır. Cumhuriyetin kazanımlarına saygılı, kadın hakları savunucusu, inançlara eşit mesafede duran, çağdaş bir bilim insanıdır.
Bütün bunların farkında olarak, sandığa gidelim, oylarımıza sahip çıkalım, Başbakan’ın hanedanlığına
son verelim; 301 Soma madencisi için, öldürülen gençler için, Suriye’de, Filistin’de ölen Müslümanlar
için, Kuzey Irak’ta öldürülen Türkmenler için; kesilen kafalar, koparılan kollar için.
İnanıyorum ki; büyük uzlaşının büyük adayı Sayın İHSANOĞLU; bu seçimleri kazanarak, tüm halkı
kucaklayacaktır. İhtiyacımız tam da budur.



