OTİZM İLETİŞİM VE SOSYAL ETKİLEŞİM SORUNLARI,

Kısıtlı ilgi alanları ve tekrarlayan davranışlarla ortaya çıkan bir rahatsızlık olup ömür boyu devam eden bir gelişim bozukluğudur. Yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkar. Bilim adamları nedenini henüz tam olarak tespit edemese de genetik bir rahatsızlık olduğu görüşü kuvvetlidir. Otizm nedir sorusunun ardından en çok merak edilen bir diğer konu otizmin belirtileri olmaktadır.
Çocuğun başkaları ile göz teması kuramaması, adı ile seslenildiğinde bakmaması, söylenenleri duymuyor gibi davranması, bazı sözleri tekrar tekrar alakasız ortamlarda söylemesi, oyuncaklarla oynayamaması, parmağı ile bir şeyi gösterememesi, yaşıtlarının oynadığı oyunlara ilgisiz kalması, akranlarına göre konuşmada geri kalması, sallanma, çırpınma veya aşırı hareketli olması, gözlerinin bir noktaya takılıp kalması, eşyaları döndürme, sıraya dizme, rutin değişikliğine aşırı tepki vermesi, kucaklamak isteyene tepki verip ona yönelmemesi otizmin başlıca belirtilerindendir.
Bu belirtiler gözlemlendiğinde otizm açısından değerlendirme için mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. Araştırmalar 14 aylıkken bile otizm teşhisi konulabildiğini ve rahatsızlığın etkilerini azaltacak erken tedavi yöntemlerinin 2 yaşında bile uygulanabildiğini göstermektedir. Otizm bir hastalık değil bir rahatsızlıktır. Rahatsızlığı kabullenme sürecinde ve otizmle ilgili tedavide sosyal destek faktörü önemlidir. Uzmanlardan alınan destek yanında sorunla başa çıkmanın yollarını gösteren sosyal destek faktörü, hem ebeveynlerin hem de otizmli çocukların bulundukları duruma uyum sağlamalarını kolaylaştırmaktadır.
Bugün doğan her 68 çocuktan 1 i otizm riski ile dünyaya geliyor. Otizmin tek tedavisi erken tanı ve sürekli yoğun eğitimdir. Erken yaşta eğitime ulaşan otizmli çocukların bağımsız birey olarak gelişme şansı var. Türkiyede bulunan 352.000 otizmli çocuktan sadece 30.050 si eğitime ulaşabiliyor . Özel eğitimin amacı, özel gereksinimli çocukları , ihtiyaçlarına göre hazırlanmış bireysellestirilmis eğitim ile en az kısıtlayıcı ortamda eğitim vererek, bağımsız ve kendine yeterli bireyler olarak yetiştirmektir .
Özel Eğitim Öğretmeni ; bu çocuklarla çalışacak öğretmenlerin özel eğitim öğretmeni olması kadar bu çocuklarla çalışabilecek yeterliliğe sahip olması gerekmektedir. Bu konuda özel yetişmiş ve bu çocuklarla uygulama deneyimi olan öğretmenler olması önemlidir . Aile çocukların eğitiminde önemli rol oynar . Bu nedenle öğretmenin aileyi yaptığı çalışmalara katmak desteklerini almakta görevlidir.
Öğretimi Bireysellestirin; öğretimin bireysellestirilmesi öğrencinin önbilgi , önkoşul yeterlilikleri öğren stilleri , güdülenme durumları ve kişisel ilgi alanlarına göre amaçların belirlenmesi ve öğretimin uyarlanması anlamına gelmektedir. Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin öğrenme sürecinde , içerikte ve ürünlerinde öğrencinin bireysel ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalıdır.
İletişim ; iletişim , anlamı temsil etmesi için semboller ve işaretler kullanmak suretiyle bilgilerin sosyal anlamda takas edilmesidir.
Bilinmesi gereken en önemli şey her çocuk iletişim kurar .
«Bir çocuk için iletişim kurmadığını söylemek ya da hicbir iletişim yolu olmadığını söylemek ciddi bir hatadır. İletişim kurmadığını düşündüğünüz çocuğun aslında hangi yolla iletişim kurduğunun farkında olmayabilirsiniz.
Önemli olan çocuğun hangi iletişim yolunu kullandığını anlayabilmektir. İletişimde her zaman konusmaya ya da yazı olmayabilir . Nesneler, vücut hareketleri, resimler vb.
semboller ve işaretler kullanmak yoluyla da iletişim kurulabilir.
OTİZM ZEKA GERİLİĞİ MİDİR ?
En ağır otizmlilerde otizm epilepsi, uyku sorunları, zekâ geriliği ve saldırganlık gibi rahatsızlıklar görülebilir. Aslında bir birey otizmli olduğu için zeka geriliği yaşamaz. Aksine zeka geriliği ile yaşayan çocukların %70 inde otizm görülür . Otizmin tüm belirtilerini gostermemelerine rağmen zeka geriliği olan çocuklar otizmli davranışlar sergileyebilir . Otizmli çocukların zihinsel yetenekleri yeterince gelismemistir. Zeka geriliği tanısında kriterler ile otizm arasındaki kriterler aynı değildir
. Zeka geriliği otizm de farklı derecelerde görülebilir. Bir birey de zeka geriliği tanısınının kobulabilmesi için öncelikle 18 yaşından küçük olması gerekir. 18 yaş altı bir birey iletişimde sorun yaşıyorsa ergenlik sonrası kendi özel ihtiyaçlarını karsilayamiyorsa toplumun sunduğu olanaklardan faydalanamiyorsa sağlık ve güvenlik konularında yetersiz kalıyorsa ve bu belirtilerden en az 2 sini taşıyorsa zeka geriliği tanısı konulmaktadir. Otizmin zeka geriliği olarak görenlere inat otizmli olup olağanüstü yetenekleri ile tarihte adından söz ettiren bir çok insan bulunuyor. Einstein , Mozart ve Tosla bunlardan sadece birkaçı hatta Amerikalı hayvan bilimi uzmanı ve otizmli Temple Grandi’nin konu ile ilgili son derece etkileyici sözleri var. “Otizm olmasaydı, insanlar bugün hala magaralarda ateş etrafında oturuyor olurdu. Otizm olmasaydı ne Silikon Vadisi kalır , nede enerji sorununa çözüm bulunabilir…



