OSMANİYE’NİN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUNUN 100. YILDÖNÜMÜ TÖRENLE KUTLANDI

Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 100. Yıldönümü törenlerle kutlandı. Devlet Bahçeli Meydanındaki Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törene; Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Osmaniye Milletvekilleri Mücahit Durmuşoğlu, İsmail Kaya ve Baha Ünlü, Osmaniye 25-26. Dönem Milletvekili Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Garnizon Komutan Vekili Piyade Albay Selamettin Beşbaş, Belediye Başkanı Kadir Kara, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turgay Uzun, Baro Başkanı İbrahim Halil Yavuzdoğan, Vali Yardımcıları Dr. Ömer Faruk Günay ve Adem Yılmaz, İl Jandarma Komutanı Zafer Tombul, İl Emniyet Müdürü Ahmet Selçuk Okumuş, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Ali Gizlice, kamu kurum ve kuruluşları il müdürleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Şehit ve Gazi Dernekleri Temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunulması ile başlayan törenin devamında saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşımız okundu. Törende şeref defterini imzalayan Vali Dr. Erdinç Yılmaz Şeref Defterine şöyle yazdı; “Amanos Dağları’nın eteklerinde, Ceyhan nehrinin suyuyla beslenen tarlaların yeşil örtüsü olan fıstık üretimiyle tarıma can veren, toprağından bereket fışkıran, nice yiğitler yetiştiren, turpun anavatanı, fıstığın başkenti, güzel ve kadim şehir Osmaniye’nin Kurtuluşu’nun 100. yılını kutluyorum. Bugün, bu güzel vatan topraklarında özgürce, huzur ve refah içerisinde yaşıyorsak, bunu; vatanını canından kutsal sayan, haklarını hiçbir zaman ödeyemeyeceğimiz, minnetin en güzelini, saygının en yücesini hak eden aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Çünkü onlar; Sakarya’da destan yazan, Çanakkale’de ayağındaki bez parçasına inat, vatan müdafaasından asla taviz vermeyen, Kurtuluş Savaşı’nda Kuva-i Milliye ruhuyla milletçe birlik ve beraberlik içerisinde kenetlenerek, bedenlerini düşmana siper eden yiğitlerdir. Çünkü onlar; hayatları pahasına vatana can suyu verenlerdir. Bu zafer; bir an olsun arkasına bakıp geri adım atmayan, şehadete ereceğini bile bile iman dolu göğsüyle cennete yürüyen yüz binlerin zaferidir. Ey Türk evladı; bastığın yerleri toprak diyerek geçemezsin çünkü o toprak ki; bir mezar taşı bile olmadan kaybolup giden isimsiz kahramanların ağıtları, Hilal ile Yıldıza asil rengini veren şehitlerin kanıdır. Öyle şanlı bir kandır ki; vatan toprağının her karışını sulayarak her bir damlasıyla göklerde dalgalanmaktadır. Ey bu vatanın korkusuzları; bilin ki toprağa düşen kanı, gözyaşı ile ısıtan bir nehir var. Emanetinize gözü gibi bakan, son nefesine kadar koruyacak olan, göklerde dalgalanan Bayrağı’nı göğsünde taşıyan bir Türk Milleti var. Bu memleket, 7 Ocak tarihinde bedenlerini siper edip, düşmana geçit vermeyen, “şehit oluruz, gazi oluruz ama asla esir olmayız” sözünün hakkını veren; Rahime Hatunların, Palalı Süleymanların, Köse Mehmetlerin diyarıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs günü yaktığı bağımsızlık ateşi, yurdun dört bir yanındaki ocaklarda harlanarak zaferle taçlanmıştır. O dönemleri Anadolu evlatları şu mısralarla anlatıyor; Paşam; Türk’ün boynundaki zinciri koparıp zafer tacını başına takan ellerinize sonsuz şükran borçluyuz. O şükranlar ki, kurtarıcı elleriniz Akdeniz’i gösterdiği gün binlerce Türk anasına, bağrından koparttığı hediyeleri seve seve verdirtti. Ölüm ve kan fışkıran savunma volkanının mermilerini sırtında taşıyan Türk kadını, bu kez de azimli ve imanlı yavrularını verecektir. İşte biz, Anadolu kadınları, bu yeni savaşın candan gönüllüleri, huzurunuzda söz veriyoruz. Kayalar ellerimizi parçalasa, fırtınalar gözlerimizi dumanla doldursa, biz yine açtığınız yolda, gösterdiğiniz hedefe koşacağız ve dönmeyeceğiz Paşam, dönmeyeceğiz. Ey zulümleri yıkan, ezilenleri kurtaran Türk kahramanı. Ey ağlayan masum gözlerin, sızlayan Türk yüreklerinin dermanı! Bugün ayağını bastığın Anadolu’da yeni bir hayat beliriyor. Parlak bir umut, bir gelecek doğuyor. Yaşasın Gazi Paşamız, Yaşasın Millet, Yaşasın Zafer… Kıymetli Hemşehrilerim; Bu ülke çok zorlu şartlar altında kurtarıldı, kıymetini iyi bilmeliyiz. Bizlere düşen görevse; vatanseverlikleriyle gururlandığımız, unutulmaz hizmetleriyle örnek aldığımız gazilerimiz ve şehitlerimizin bizlere emaneti olan bu cennet vatanı korumak, milli birlik ve beraberliğimizden taviz vermeden Şanlı Al Bayrağı’mıza sahip çıkmak ve ülkemizi en yükseklere taşıyacak emin adımlarla ilerleyerek; yüreği bayrak aşkıyla çarpan, fikri hür, vicdanı hür, ilim ve irfan sahibi çalışkan nesiller yetiştirmektir. Bir asırdır bu ruh ve tarih şuuruyla ülkemizi geleceğe taşıyoruz. Ekonomik kalkınmadan eğitime, sosyal hizmetlerden diplomasiye, yerli üretimden çalışma hayatının iyileştirilmesine kadar, her alanda güçlü ve büyük Türkiye idealini hayata geçiriyoruz. Güçlü sanayi altyapımız, nitelikli insan kaynağımız ve yenilikçiliği teşvik eden Ar-Ge ekosistemimiz sayesinde önemli başarılara imza attık. Türksat 5A uydumuzla, yerli ve milli otomobilimiz TOGG ile, siber savunma araçlarımızla, kendi üretimimiz olan iha ve sihalarımızla, yüksek irtifa uzun dayanıklılığa sahip son teknoloji AKINCI’mızla yeni bir dönemi başlatıyoruz. Teknoloji odaklı sanayi hamlelerini hızla atan, mavi vatanı koruma ülküsünden asla taviz vermeyen Büyük ve Güçlü Türkiye olma yolundaki adımlarınıza kararlılıkla devam edeceğiz. Sözlerime son verirken; Valilik yapmaktan onur duyduğum, Yiğit Osmaniye’nin evlatlarının 7 Ocak Kurtuluş Bayramını kutluyor, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Mücadelemizin kahramanlarına ve hayatları pahasına vatana can suyu veren aziz şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyor, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. 7 Ocak Kurtuluş Bayramımız Kutlu Olsun!”
Kutlama programının devamında konuşan Kuvva-i Milliye Mücahitleri Derneği Osmaniye Şubesi Başkanı Hasan Özdemir, “İsmi destanlara sığmayan adsız kahramanlar, Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, bu vatan için şehit olmuş tüm kahramanlarımız, ruhunuz şad olsun. Mekânınız cennet olsun. Rahat uyuyun, Kuvva-i Milliye ruhu Türkiye Cumhuriyeti Devletine ilelebet sahip olacaktır. Ne mutlu Türküm diyene.”dedi.
Törende konuşan Belediye Başkanı Kadir Kara ise “Güzel şehrimiz Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıldönümünde bizlere bu mukaddes bayrağın altında bağımsız bir şekilde yaşama imkânını sağlayan ve bu uğurda canlarını hiçe sayan vatan evlatlarının aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Cebelibereket sancağı, Türk kurtuluş savaşının güney cephesinde büyük kahramanlıkların yaşandığı aziz topraklardır. Ecdadımızın bu topraklarda verdiği vatan mücadelesi, Osmaniye ile birlikte Kahramanmaraş ve Gaziantep’in de kurtuluşuna vesile olan büyük bir destandır.” diye konuştu.
Programın devamında ortaokullar arası şiir okuma yarışması birincisi Şehit Bekir Evren İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Elif Naz Mazı “7 Ocak Destanı” isimli şiiri okudu. Yedi Ocak İlkokulu Halk Oyunları Ekibinin gösterisinin ardından Jandarma Genel Komutanlığı Mehteran Birliği gösterilerini sundu.
Vali Dr. Erdinç Yılmaz ve Protokol Mensupları Şehitliği Ziyaret Ederek, Şehitlerimizin Kabirlerine Karanfil Bıraktılar
Törenin ardından Devlet Bahçeli Meydanından Envar-ul Hamit Camii Şehitliğine kadar “7 Ocak Zafer Yürüyüşü” yapıldı. Zafer Yürüyüşünün son bulduğu Envar-ul Hamit Camii Şehitliği ziyaret edildi. Şehitlerimizin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunması ile başlayan programda Envar-ul Hamit Camii Müezzini Kayyımı Yunus Önat tarafından Kur’an-ı Kerim okundu ve İl Müftüsü Ali Çakmak şehitlerimiz için dua etti.
Şehitlerimiz için yapılan saygı atışının ardından Vali Dr. Erdinç Yılmaz ve protokol mensupları tarafından şehitlerimizin kabirlerine karanfiller bırakıldı. Kabirlere karanfil bırakan Vali Yılmaz, “Vatanımız için canlarını veren bütün aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş gazilerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Gönderiyi paylaş