Turp diyarında tarım işçilerinin soğukta “ekmek mücadelesi”

Türkiye’nin turp ihtiyacının büyük bölümünün karşılandığı Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde, her yıl kış aylarında binlerce tarım işçisi şehri ikiye ayıran Savrun Çayı’nın soğuk suyunda   geçimini turp yıkayarak sağlıyor.

Yörede kırmızı altın olarak bilinen ve her yıl 30 ile 35 bin dekar ekimi yapılan turp, insan gücüyle topraktan çıkartılarak römorklarla Savrun Çayı’nda kurulan havuzlara dökülüyor.

Her gün soğuk havada, ailelerin geçimine destek ve katkı sağlamak için sabahın erken saatlerinde buz gibi suya giren tarım işçileri, 50 ile 100 lira yevmiye karşılığında turpları yıkıyor, paketliyor ve kamyona yüklüyor.

Tarlada kilogramı 40 kuruştan satılan turplar yurdun çeşitli bölgelerine gönderiliyor.

Kadirli Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir, turpun kışın 4 ay boyunca tarım işçilerinin ekmek kapısı olduğunu söyledi.

İlçede fabrikalaşmanın olmaması nedeniyle turpun Savrun Çayı’nda yıkandığını ifade eden İspir, “Türkiye’de turp denice akla Kadirli gelir. Yöremizin kırmızı altını turpun kış aylarında ülke ve Kadirli ekonomisine önemli katkısı olmaktadır. Her yıl soğuk havada 5 bin kişiye ekmek kapısı olmaktadır. İnsanların dışarı çıkmaya zorlandığı soğuk havada, tarım işçileri buz gibi suya girerek turp yıkama ve paketleme yapıyorlar. Kış aylarında binlerce insan soğuk buz gibi suda ekmeği için çalışıyor. Turp sayesinde 50 lira yevmiye ile evine ekmek götürüyorlar. Allah yardımcıları olsun.” diye konuştu.

Üreticilerden Soner Topalhan ise sektörün tamamen hava şartlarına bağlı olduğunu anlatarak, “İşçilerin büyük çoğunluğunu oluşturan kadınlar, sabahın erken saatlerinde 50 lira yevmiye alabilmek için turp havuzlarına geliyorlar. Kış aylarında sofraların vazgeçilmezi olan turpu tarlalardan toplayan işçiler, römorklara yükleyerek getirdikleri ürünü Savrun Çayı’nın soğuk sularındaki havuzlarda yıkıyor. Soğukta oluşan kırağı bile onların ekmek mücadelesinden vazgeçirmiyor. Ekmeği için eksi dereceye düşen suyun içinde ekmek mücadelesi veriyorlar.” ifadelerini kullandı.

20 yıldır turp işçiliği yapan Emine Sarı da soğuk havaya rağmen sabahın beşinde ekmek parası için turp yıkamaya geldiğini söyledi.

Turp sayesinde sofralarına ekmek geldiğini ve altın olduğunu anlatan Sarı, “Turp olmazsa açız. Çoluk çocuğumuzun ekmeğini buradan çıkarıyoruz. Bura olmadığı zaman açız. Rızkımız burada. Soğukta olsa, donda olsa gelmek zorundayız. Turp bizim her şeyimiz.” diye konuştu.

İşçilerden Hatice Can ise her yıl soğuk kış aylarında aile ekonomisine katkı sağlamak için çalıştıklarını söyledi.

Kazandığı para ile eşinin ve çocuklarını ihtiyaçlarına katkıda bulunduğunu dile getiren Can, “Herkes sıcak sobasının yanında ısınırken biz ekmek parası için buz gibi suda turp yıkıyoruz. Çok zor ve soğuk olmasına rağmen işimizi severek yapıyoruz.” dedi.

İşçilerden Meryem Yılmaz da insanların dışarı çıkmakta zorlandığı soğuk havada geçimleri için çalışmak zorun olduklarını belirterek, kış aylarındaki tek geçim kaynaklarının turp olduğunu kaydetti.                                              Menderes Özat

Bu haber toplam 84 defa okunmuştur...

Hazırlayan: Murat Akdeniz